Kleopatra

0
255

Kleopatra kimdir?

Milattan önce 69 yılının başlarında doğan Kleopatra, bu krallığın son hükümdarıdır. Oğlu Sezeryan tarafından verilen ünvan ile son firavun olarak bilinmektedir.

Tarihin bilinen en güçlü kadınlarından biri olan Kleopatra, hüküm sürdüğü 22 sene boyunca Mısır’a istikrar, kararlılık ve refah getirmiştir. Mısır’a şimdiye kadar hükmedenler arasında belki de en iyi eğitimli hükümdarlardan biridir. Mısırca okuma ve yazmayı bilen tek kraliçeydi ve 8 yabancı dil biliyordu. Bu zekasını özellikle erkekler üzerinde kullanmaktan asla kaçınmadı. Güzelliğini ve çekiciliğini batı dünyasının en güçlü erkeklerini etkilemek için kullandı.

kleopatra
Mısır Kraliçesi Kleopatra

Kleopatra’nın Tahta Çıkışı

Anne ve babasının kardeş olduğunu düşünen Kleopatra, babasının ölümünden sonra tahta geçmek ve gücü elinde tutmak için kendi kardeşi 13. Ptolomeo ile evlenmiştir. Kısa süre içerisinde kendi istekleri için yaptığı hareketler doğrultusunda aralarında bir iç savaş gelişmiştir ve 13. Ptolomeo onu Mısır’dan sürmüştür.

Diğer bir taraftan milattan önce 48 yılında Yunanistan’daki savaşı kaybeden Pompei Mısır’a kaçmaya karar verdi. Pompei İskenderiye’ye vardı. Mısır’da iç savaş halen sürmekteydi ve 13. Ptolomei, Pompei vardığı zaman onu öldürttü. Pompei’i aradığı sırada İskenderiye’ye gelen Sezar ölüm haberini duyunca sinirlendi. İç savaşı bitirmek için görüşmelere başlandı. Görüşmelerden önce Kleopatra Sezar ile buluşmuş ve onu çekiciliğiyle ile etkileyip büyülemişti. Bu yüzden anlaşmalar sırasında Sezar Kleopatra’nın işine yarayacak türden şartlar koşarak ona ayrıcalık tanımıştı. 13. Ptolomoeo şartları kabul etmeyince Nil Savaşı’nda hayatını kaybetti.

Bunun üzerine Kleopatra işlerine karışamayacak olan 11 yaşındaki en küçük kardeşi 14. Ptolomeo ile evlenerek tekrardan tahta geçmiş oldu. Sezar ilk tanıştıkları zaman 22 yaşında olan Kleopatra, Romalı hükümdarın güç sahibi kadınlardan hoşlandığını duymuştu. İç savaş hakkında görüşmelere geldiği zaman Sezar’ın aklını çelmiş, kendisine aşık etmişti. Milattan önce 47 yılında Sezar ile ilişkileri başlamıştı.

Kısa sürede gayrimeşru bir çocukları oldu ve ertesi sene yani milattan önce 46 yılında Kleopatra Roma’ya Sezar’ın binasına taşındı. Sezar Roma’da onun için şölenler, gösteriler düzenledi. Bir gösteride de sahte bir savaş düzenledi. Aralarında atlı süvarilerin de bulunduğu bu savaşta her iki tarafın da bin askeri vardı. 20’şer filden oluşan bir fil savaşı hatta 4000 kürekçinin bulunduğu sahte bir deniz savaşı bile düzenledi.

Sezar Roma’ya döndüğü zaman Pompei’i yendiği savaştan önce sözünü verdiği Venüs tanrısına adadığı tapınağı yaptırdı. Bu tapınağın içerisine Venüs’ün bir heykelini ve bu heykelin yanına da Kleopatra’nın altından bir heykelin diktirdi. Bu olay Roma halkının hoşuna gitmemişti. Ancak kimi tarihçiler Sezar’ın Kleopatra’ya aşık olmadığını hatta sevmediğini iddia eder.

Teoriye göre;

Sezar, Mısır’ı almak istiyordu ve iç savaş sırasında bu fırsatı kesinlikle yakalamıştı. Ancak Mısır’ı almak demek Mısır’ı yönetecek birinin Mısır’a konması anlamına geliyordu. Mısır Roma topraklarına katılsa bile orayı yönetecek kişinin Roma’ya denk bir güçte olacağını fark eden Sezar, Roma’yı böyle bir riske atamayacağına karar verdi. Bu yüzden Kleopatra ile çocuk yaparak çocuğa “Sezar” ismini konulmasını istedi. Böylelikle günün birinde çocuk büyüyüp tahta geçecekti. Sezar, Mısır’ı çocuk üzerinden kontrol edebileceğini umuyordu.

Bu teoriye göre Markus Antonius sadece Sezar’ın planını devam ettiriyordu. Bu süre zarfında Sezar, Mısır kültürü ve bilgeliği hakkında çok şey öğrenmişti. Roma’ya döndüğü zaman takvimi yeniden düzenledi, nüfus sayımı yaptırdı, halka açık bir kütüphane için planlar yaptı, ve sayıca proje sundu.

Kleopatra
Kleopatra

Sezar Öldükten Sonra

Sezar öldüğü sırada Kleopatra Roma’daydı. Sezar’ın ölümünün ardından Mısır’a gitmiş, iç savaşların dinmesini beklemişti. Sezar’ın güvenilir arkadaşı ve ünlü komutan Marcus Antonius yeğeni ve varisi olarak nitelendirilen Oktavya, Kleopatra’nın da desteği ile Sezar’ın katillerinin yarattığı dalga durdurulmuş ve Roma’ya tekrardan barış getirilmişti.

Kleopatra’nın Sonunu Getiren İlişkisi

Kleopatra ve Marcus Antonius Milattan önce 41 yılında ilk iç savaş bittiği zaman Marcus Antonius İskenderiye’yi ziyaret etmeye karar vermişti. Sezar hala hayattayken bile dedikodusu dönen bu ilişki Marcus Antonius’un Mısır’a gelmesiyle kesinleşmiş oldu. Kleopatra’nın sonunu getirecek olan bu ilişki resmi olarak başladı. Sadece bir yılın ardından ilişki tohumlarını verdi ve Antonius’tan ikizleri doğdu.

Fakat Markus Antonius Oktavya’nın kız kardeşi ile evliydi. Bu evlilik Marcus ile Oktavya arasındaki ilişkiyi daha da güçlendiriyordu. Fakat araya Kleopatra’nın girmesiyle Marcus eşinden boşanarak kısa bir süre içinde Kleopatra ile evlendi ve bir çocuk daha yaptılar. Bu olay Oktavya’nın hiç hoşuna gitmemişti. Yıllar içinde Marcus Antonius Roma’dan elini ayağını çekecek kendisini karısına ve karısının getirdiği eğlencelere verecektir. Her geçen gün daha da bağlanıyor, sözlerini daha da çok yerine getiriyordu.

Milattan önce 35 yılında gerçekleşen bu olay Oktavya için bardağı taşıran son damlaydı. Marcus Antonius Roma adına aldığı toprakları ve Roma’nın sahip olduğu bazı toprakları Kleopatra ve çocuklarına vermek istiyordu. Festivaller yapıldı. Bu festivallerde Kleopatra’ya kralların kraliçesi ve Mısır’ın kraliçesi ünvanları verildi. Marcus Antonius bu bildirileri senatoya yolladı ve hızlı bir red cevabı aldı. Oktavia artık bu olaya bir dur dedi ve Roma Cumhuriyeti’nin son savaşı başlamış oldu.

Roma Cumhuriyeti’nin son savaşı ve Kleopatra’nın ölümü

Milattan önce 32 yılında Octavia, Marcus Antonius’un Roma’daki gücünü tamamen ortadan kaldırdıktan sonra Kleopatra’ya savaş açtı. milattan önce 31 yılında yapılan deniz savaşını Kleopatra kaybetti. Milattan önce 30 yılında ise Oktavya Mısır topraklarına girip Antonius’un askerlerini yenilgiye uğrattı. Bu olay Marcus Antonius’un intihar etmesine sebep oldu. Antonius öldüğünde Kleopatra’nın kollarındaydı. Kleopatra ise Oktavya’nın kendisini Roma’ya savaş ganimeti olarak götüreceğini duyunca kendini zehirleyerek öldürdü.

Kleopatra’nın ölümü günümüzde hala bir tartışma konusudur. Kaynaklar kasıtlı olarak kendini bir yılana ısırtması ile öldüğünü söylemekte. Ancak ani bir şekilde öldüğü bilinmekte. Yılanın ısırması ile ölmüş olsaydı ölümü uzun bir süre almalıydı. Bir antik tarihçi yanında sürekli olarak zehirli bir tarak taşıdığını yazmaktadır. Kendisini muhtemelen onunla öldürmüş olabilir.

Kleopatra Romalıların gördüğü her toprağı ele geçirmek istediği bir dünyada kendi krallığı için bir yer arıyordu. Kendi halkının iyiliği için gereken her şeyi yaptı. Bürokrasiyi düzeltti, rüşveti neredeyse ortadan kaldırdı, vergi devrimi yaptırdı ve halkının refah seviyesini yükseltti.

Kleopatra’nın Güzelliği 2007 yılında milattan önce 32 yılına ait Kleopatra’nın portresi bulunan madeni bir para bulundu. Bu resme göre filmlerde gösterildiği ve kitaplarda anlatıldığı kadar bir güzelliğe değil sıradan bir görünüme sahip olduğu anlaşıldı. Onu anlatıldığı kadar etkileyici yapan güzellik dış görünüşü değildi. Romalı ünlü bir tarihçinin belirttiği gibi güzel olmaktan çok zeki ve kültürlüydü. Etkileyici sesi her titreşimi çıkarıp her dili kullanabildiği bir müzik aleti gibiydi.

Antik paranın sergilendiği arkeoloji müzesinin direktörü, Romalı yazarların bize anlattığı Kleopatra akıllı karizmatik ve baştan çıkarıcı bir sese sahip ama açık ve net bir şekilde güzeller güzeli değildi şeklinde ifade ediyor. Açıklamasına Kleopatra’nın baştan çıkarıcı bir güzel olduğu algısının son zamanlarda ortaya çıkmış bir imaj şeklinde olduğunu ekledi. Yani aslında Kleopatra’yı karşı konulamaz yapan güzelliği değil zekasıydı.

İlginizi Çekebilir;

Bir önceki yazımız olan Psikolojik Ölüm Gerçek midir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz