Skolastik Felsefe (M.S 800-1500)

0
192
Skolastik-Felsefe
Skolastik Felsefe, Ortaçağ Avrupası’nda etkili olmuş felsefi ve teolojik disiplindir.
Skolastik-Felsefe
Skolastik Felsefe, Ortaçağ Avrupası’nda etkili olmuş felsefi ve teolojik disiplindir.

Skolastik Felsefe, Ortaçağ Avrupası’nda etkili olmuş felsefi ve teolojik disiplindir. Hristiyanlık öncesi mistik filozofları ve Ortaçağ Hristiyan Düşünürlerinin görüşlerinin bir sentezi olarak ortaya çıkmıştır.

Skolastizm’de sabit dini dogmalar düşünce ve bilim dünyasının merkezinde yer alır. Tüm entelektüel hayat bunların çizdiği sınırlar içinde şekillenir.

Skolastizm’in Ortaya Çıkış Süreci

Hıristiyanlığın Akdeniz dünyasında yayıldığı yıllarda pek çok antik kültür birbiriyle kaynaşmıştı. Roma ve Mısır arasındaki kültürel etkileşim oldukça fazlaydı. Aynı şekilde doğu dünyasında Hellenistik kültürün izleri hala görülebilirdi.

İmparator 529’da Platoncu Akademi’yi kapatması artık Hristiyan teolojisinin gerçerliliği olduğunun bir ilanı olarak görülür. Ancak Antik Yunan filozoflarının devri tamamen bitmemişti. Aristo ve Platon gibi filozofların din ve yaşam üzerine açıklamalarına hala başvurulmaktaydı. Hatta Hristiyan düşünürler tarafından bile saygı görüyorlardı. Platon’un idealar kuramı ve mistizmi tek tanrılı dinler için uygun bir inanç zemini oluşturuyordu. Aristo ise tüm ortaçağ boyunca saygınlığını koruyacaktı.

vitray-pencerede-Saint-Thomas-Aquinas-tasviri
Vitray pencerede Saint Thomas Aquinas tasviri (1225-1274). Mechelen Katedrali, Belçika.

Skolastik terimi Yunanca okul ve alim anlamına gelen “scholastikos” sözcüğünden türetilmiştir. Elbetteki Hristiyan Roma döneminde böyle bir alim sınıfına ihtiyaç vardı. Kuzeyden sürekli olarak gelen barbar kavimler Hristiyanlığa geçiyorlardı. Sonuç olarak din öğrenmesi gereken çok fazla insan vardı. Bu insanların Latince öğrenmesi ve Skolastik alimlerin yazılarını okuması gerekiyordu. Bu süreç medenileştirme ya da asimilasyon olarak görülebilir. Belki ikiye bölünmüş Roma İmparatorluğu için amacına ulaşamamış olsa da Orta Çağ’da Avrupa’da din birliği olmasını sağlamıştır.

Orta Çağ Düşünürleri ve Okulları

Gerçek anlamda Skolastik olarak adlandırabileceğimiz ilk din adamları ve filozoflar 11.yüzyılda yaşadılar. İtalyan teolojist ve filozof Anselmus daha sonraki yıllarda Skolastizm’in kurucu olarak adlandırıldı. Anselmus inanç ve aklı bir araya getiren bir sistem oluşturdu. Temel itibariyle Boethius’un “İnancı akıl yoluyla anlamaya çalışmak” ilkesini uyguluyordu. 1033 – 1109 yılları arasında yaşayan Anselmus Hristiyan düşünürler ve kilise üzerinde derin bir etki bıraktı.

İlginizi Çekebilir  Kültür nedir?

Birinci yüzyılda Fransız filozof Peter Abelard ve İtalyan teolojist Peter Lombard ile birlikte Skolastizm daha sağlam temellere oturdu. Bu iki isimin görüşleri Skolastik felsefenin özelliklerini daha belirgin şekilde yansıtır.

İtalyan-Filozof-Thomas-Aquinas
İtalyan Filozof Thomas Aquinas

13.yüzyılda Fransiskanlar ve Dominikanlar ile birlikte Skolastik düşünce doruk noktasına ulaştı. Thomas Aquinas ve Bonaventure gibi aziz ilan edilen teolojistler bu dönemde yaşadılar. Albertus Magnus, Aristoculuğun Batı dünyasında yaygınlaşmasına ve Skolastizm’in güçlenmesinde önemli rol oynadı. Albetus aklın tanımını da genişletti. Artık akıl sadece doğru düşünmeyi değil gerçeği kavramayı da ifade ediyordu. Bu da somut gerçeklik üzerinden felsefe yapılıp yapılamayacağı sorusunu ortaya çıkartıyordu.

Dönemin bir diğer güçlü akımı Augustinizm, Roma döneminde yaşamış Hristiyan filozof Augustinus’un görüşlerine dayanıyordu. Augustinus, Hristiyan inancını Neoplatoncu düşüncelerle destekliyordu.

Birinci yüzyıldan itibaren olan dönem Geç Skolastizm olarak adlandırılır. Bu dönemde bireysel tartışmalar yerini karşıt ekollere bırakmıştı. Felsefe ve teoloji birbirinden kopuyordu. Akıl ve inanç kavramlarının birlikte ele alınması sorgulanmaya başlanmıştı. Duns Stocus,Meister Eckhart ve Ockhamlı William bu dönemin en önemli çıkan isimleridir.

Aynı dönem aynı zamanda Rönesans yıllarıydı.Canlanan Entellektüel hayat Skolastizm’de etki etti. İtalya ve İspanya’da hızlı bir gelişim gösterdi. Hatta “İkinci Skolastizm” dönemi olarak adlandırıldı. Thomizm, Skotizm ve Nominalizm güneyden kuzeye doğru yayıldı.

Skolastik Dönemin Sonu

thomas-aquinas-posta-pulu
1974 yıllarında Almanya’da basılmış bir posta pulu. Thomas Aquinas temsil ediliyor.

Hümanizm’in ortaya çıkması ile birlikte Skolastik Felsefe artık rakipsiz değildi. 15. Ve 16. Yüzyıllarda yeni Hümanist filozoflar tarafından katı ve tutucu bir disiplin olarak görülmeye başladı. Sonraki dönem ise akıl ve deneye dayalı yöntemlerin yaygınlaşmasıyla otoriter konumunu kaybetti.

Kaynakça;

Resimler için https://www.shutterstock.com web sitesinden faydalanılmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here