Sömürgecilik (15. yüzyıl)

0
244

Sömürgecilik, kolonicilik, müstemlekecilik ya da kolonyalizm, bir ulusun yerleşimcilerle yeni topraklara koloniler kurarak ya da keşfedilen bölgedeki yerli halkı direk kendine bağlayarak sınırlarını genişletmesidir. İlk çağlarda nüfus artışı ve deniz ticareti gibi sebeplerle yeni koloniler kurulurdu. Sonraki dönemlerde ise sömürgecilik, doğal kaynaklar ve yeni pazarlar elde etmek için yapılmaya başlandı.

Sömürgecilik terimi, daha çok Avrupa Devletleri’nin deniz aşırı ülkeleri keşfi ve işgali için kullanılır. Tarihsel köklerini incelediğimizde ise pek çok imparatorluğun ticaret yolları ve merkezlerini ele geçirmek için askeri güç kullandığını görüyoruz. Yunan Kent Devletleri ve Fenikeliler deniz ticareti için pek çok koloni kurmuşlardır. Roma ve Pers İmparatorluğu gibi yayılmacı politikalar izleyen devletler için ise genellikle emperyalizm terimi kullanılır.

sömürgecilik
Afrika’nın özellikle güney bölgesinin sömürgeleştirilmesi daha geç dönemde 19.yüzyılın sonlarında başladı.

Avrupa Kıtasında sömürgecilik, 15. yüzyılda Portekiz ve İspanya’nın gerçekleştirdiği coğrafi keşiflerle birlikte başladı. Bu keşifler çoğunlukla yeni ticaret yolları bulmak amacıyla yapıldı. Deniz yoluyla Amerika, Güney Afrika, Hindistan ve Doğu Asya kıyılarına ulaşıldı. Sömürge yarışına daha sonra İngiltere, Fransa ve Hollanda’da katıldı. Denizaşırı ülkeleri sömürgeleştirerek büyük birer imparatorluk haline geldiler.

Sömürgeci Güçler

Portekiz ve İspanya

Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden sonra Portekiz ve İspanya Amerika kıtasının bilinen topraklarını Papa’nın izniyle kendi aralarında paylaştılar. Brezilya’daki Portekiz yönetiminin yanı sıra Portekizli denizciler Hindistan’a da ulaşmayı başardılar. Diğer Avrupalıların ulaşamadığı doğu bölgelerinde etkinliklerini arttırdılar.

Portekiz kendinden sonraki sömürgeci devletlerden farklıydı. Yerli halklarla ittifak ve ticaret yaparak oluşturulmuş yeni bir baharat yolu gibiydi. Elbette çıkarlarını tehdit edenleri ateşli silahları kullanarak yıldırıyorlardı. Sınırlı sayıda Portekiz askeri denizaşırı topraklara gidiyordu. Geniş toprakları değil ziyade stratejik kale ve limanları ellerinde tutuyorlardı.

Amerika’nın keşfinden sonra İspanyolların kıtayı sömürgeleştirilmesi adım adım gerçekleşti. İlk başlarda Karayiplerdeki adalar işgale edildi. Ancak hayal ettikleri zenginlikleri bulamadılar.

1508’den itibaren Anakarayı sömürgeleştirme faaliyetleri başladı. Karayiplerin aksine Panama’daki İnca ve Aztek İmparatorluklarının zenginlikleri İspanyolların ilgisini çekiyordu. Hernán Cortés, 1519’da Küba’dan Meksika’ya hareket etti. Yerli halkların Azteklere nefretinden faydanlandı ve Aztek İmparatorluğu’nun başkentini ele geçirdi. Meksika’nın büyük bölümü İspanyol kontrolüne geçti.

Meksika’dan İspanya’ya taşınan zenginlikler çok daha fazla kaşifin Amerika’ya gelmesine sebep oldu. Yine de coğrafya ve yerli direnişleri sebebiyle fethin tamamlanması uzun sürdü.

18.yüzyılda başlayan Napolyon Savaşları İspanya ve Portekiz’in dikkatini tekrardan Avrupa’ya çevirmesine sebep oldu. 1807’de Fransa’nın İber yarımadasını işgali sonucu Avrupa’da yeni bir savaş dönemi başladı. Denizaşırı sömürgelerde bu durumdan yararlanıldı. Güney Amerika’da milliyetçi hareketler ve bağımsızlık istekleri baş gösterdi. Kendi yarımadalarındaki savaş nedeniyle Güney Amerika’ya neredeyse hiç müdahale edemediler.

İngiltere ve Fransa

II. Elizabeth’in 1588’de İspanya Kralı II.Philip’in donanmasını yenmesi İngiltere’ye denizlerde üstünlük kurmanın kapısını açtı. Bir diğer önemli gelişme Londra’daki Tüccarların Doğu Hindistan Ticaret Şirketi’ni kurmasıydı. Ancak Hindistan’la ilgilen sadece İngilizler değildi. İngiltere, Hollanda ve Fransa ile uzun süreli bir rekabete girdi.

1707’de Babür İmparatorluğu’nun düşüşünden sonra Avrupalı güçler arasında Hindistan için silahlı çatışmalar başladı. İki büyük Sömürgeci güç, Fransa ve İngiltere, hem Amerika hem de Hindistan’da birbirleri ile rekabet halindeydiler.

1756’da Avrupa’da Yedi Yıl Savaşları başladı. Prusya, Orta Avrupa Hakimiyeti içn Fransa, Avusturya ve Rusya ile savaşıyordu. İngiltere ise rakiplerine karşı Prusya’yı destekliyordu. Savaşın sonucunda Fransa’nın ekonomisi hızla kötüye gitti. İngiltere, Hindistan’da gücü tamamen ele geçirdi. İlerleyen yıllarda Amerika’daki kolonilerini kaybetse de dünya genelinde en büyük imparatorluk haline geldi.

Köle Ticaretleri

Roma İmparatorluğu’nun parçanlanması ve Avrupa’da serfliğin yaygınlaşmasını sonucu kölelik çağı bu kıtada bitmişti. Ancak Yeni Çağ’da sömürgeciliğinin başlaması ile yeni bir kölelik devri başladı. Önce Portekizliler tarafından Berberiler köleleştirildi. Çok daha büyük bir dalga İspanyolların Afrikalıları köleleştirmesi ile başladı. Avrupalıların getirdiği salgınlar Amerika’da ki yerli nüfusunu azaltmıştı. Siyahi köleleler yeni tarım işçileri olarak Atlantik üzerinden taşınmaya başladı.

köle-ticareti
Siyahi köleleler yeni tarım işçileri olarak Atlantik üzerinden taşınmaya başladı.

Kölelik, Afrikalıları Hristiyanlaştırmak için bir fırsat olarak da görüldü. Köleliği insani nedenlerle kınayan kişiler nadiren ortaya çıkıyordu. Onlarında bir bölümü köleliği kötü olasa da kaçınılmaz olarak görüyordu. Yerleşimciler siyahi nüfusunun artmasından endişelenmeye başlandıktan sonra kölelik kurumuna muhalefet biraz daha arttı.

Avrupalıların Amerika’ya Göçü

Ekonomik ve sosyal problemler tarih boyunca yaşansa da Amerika’nın keşfi ile bir göç rotası ortaya çıktı. Dinsel baskı, savaş ve köylülerin topraklarını kaybetmesi göçmenlerin Amerika’ya gitmesinin temel nedenlerindendi. En büyük dalganın sanayi devrimi nedeniyle gerçekleştiği düşünülmektedir. Tarım ve sanayide makinelerden kaynaklanan işsizlik İngilizler ve diğer Avrupalılar için göç motivasyonunu oluşturmuştur.

Sanayi Devrimi ve Sömürgecilik

İngiltere’de başlayan Sanayi devrimi sömürgecilik yarışını hızlandırarak büyük bir ivme kazandırdı. Daha fazla üretim daha fazla pazar ve ham madde anlamına geliyordu. Avrupa Devletleri arasındaki rekabet gitgide artarak Dünya Savaşlarına kadar devam etti.

Uzakdoğu ve Afrika’nın Paylaşımı

Yüzyıllar boyunca Doğu ve Güneydoğu Asya’da birincil gücü Çin İmparatorluğu oluşturuyordu. Avrupalı güçlerin gelmesinden sonra hızla ekonomik gücünü kaybederek yarı-sömürge konumuna geldi. Yabancı güler Çin’in ele geçirmek için büyük bir rekabet içerisindeydi. O dönemde Çin’in Asya nüfusunun yarısını oluşturduğu ve güney kıyılarında önemli limanlara sahip olduğu düşünülürse bu pazarın ne denli önemli olduğu anlaşılabilir. Rusya kuzeyden, İngiltere batıdan ve Fransa ise güneyden Çin’i baskı altına almaya çalışıyordu.

afrikadaki-sömürgecilik
1880’den itibaren Afrika hızla sömürgeleştirildi. Kıtanın tamamına yakını Avrupa devletlerinin kontrolüne girdi.

Batılı güçlerin Çin üzerinde rekabeti devam ederken tüm komşularının işgalini izleyen Japonya hızla modernleşme sürecine girdi. Meiji Restorasyonu sonucunda kendini savunmanın yanı sıra Avrupalıları yenebilecek bir orduya sahip oldu. Böylece Batılı güçler sömürge yarışında karşılarında Asyalı bir rakip buldular.

Avrupalıların Hindistan’a ulaşma çabaları sırasında Afrika’nın güney kıyıları keşfedilmişti. Ancak sadece kıyı şehirlerinin bazıları ele geçirilmişti. İç bölgelerin büyük çoğunluğu bağımsızlığını sürdürdü.

Afrika’nın özellikle güney bölgesinin sömürgeleştirilmesi daha geç dönemde 19.yüzyılın sonlarında başladı. 1880’den itibaren Afrika hızla sömürgeleştirildi. Kıtanın tamamına yakını Avrupa devletlerinin kontrolüne girdi.

Bu hızlı değişim sömürge yarışına yeni dahil olan güçlerle açıklanabilir. Almanya, İtalya ve Belçika denizaşırı sömürgeler aramaktaydılar. İngiltere ve Fransa ise üstünlüklerini muhafaza etmek istiyordu.

Dünya Savaşları ve Sömürgecilik

I.Dünya Savaşı, Sömürgeci güçlerin ekonomik ve askeri olarak büyük kayıplara uğramasına sebep oldu. Buna rağmen sömürgecilik farklı isimlerle de olsa devam etti. Almanya ve Osmanlı gibi büyük imparatorlukların yıkılması sömürgeleştirilecek yeni bölgelerin ortaya çıkmasına sebep olmuştu. Manda rejimi adı altında Avrupalılar yeni sömürge hükümetleri kurmaya devam ettiler.

Yine de sömürge yönetimi altındaki pek çok ulus bağımsızlık fırsatı öngörmüştü. Hindistan’da ise iki Dünya Savaşı arasında bağımsızlık hareketleri ortaya çıkmıştı. Hindu, Sih ve Müslüman toplulukları İngiliz yönetimine karşı cephe almaya başladılar.

Fransa’da Kuzey Afrika’da hem kominist hem de milliyetçi gruplarla mücadele etmeye çalışıyordu. Avrupalı bir nüfus yerleştirip bölgeyi kontrol altında tutmaya çalıştı. Endonezya’da ise Kominist Çin tarafından desteklenen bağımsızlık yanlıları ile mücadele etmeye çalışıyordu.

1930’larda karşıt bir cepheden yeni bir sömürgecilik atağı başladı. Almanya, İtalya ve Japonya yayılmacı politikalara giriştiler. Almanya başlangıçta sadece Almanca konuşulan bölgelere müdahalede bulunduğu için uluslararası kamuoyunda büyük bir tepki görmedi. İtalya’daki faşist hükümet ise yeni bir imparatorluk hayali kuruyordu. Japonya, askeri bir diktatörlük halini almıştı. Aynı Avrupalı güçler gibi sömürgecilik planları yapıyordu. Çin, Kore ve diğer ülkeleri topraklarına katmak istiyorlardı.

Japonya’nın Çin’i işgali dünya gücü olma yolundaki en önemli adımlarıydı. Amerika ise Japonya ekonomisini yıkmak için çeşitli ambargolar planlıyorlardı. Pasifikteki bu gelişmeler olurken Almanya’daki Nazi rejimide dünya tarafından endişe ile izleniyordu. Ama Avrupa Devletleri derslerini almışlardı. I.Dünya Savaşı’nın onları zayıflattığını biliyorlardı. Savaşa girmek konusunda pek çoğu çekimserdi. Ancak Nazi Almanya’sının Polonya’yı işgali tekrar küresel bir çatışma başlattı.

Sömürgelerden Çekilme

II.Dünya Savaşı sonunda Avrupa şehirleri harabeye döndü. Hem çok sayıda asker kaybetmiş hem de kaynaklarını savaşa harcamış Avrupa Devletleri sömürgelerini korumak için daha fazla direnemezlerdi. Kademe kademe sömürgelerinden geri çekilmek zorunda kaldılar. Sömürgecilik savaş sonrası Dünya’daki güç dengeleri de değişmişti. Amerika ve Sovyetler ideolojik yöntemlerle etki alanlarını genişletmeye çalışıyordu.

Kaynakça;

https://en.wikipedia.org/wiki/Colonialism

Resimler için https://www.shutterstock.com web sitesinden faydalanılmıştır.

Bir önceki yazımız olan Chris Hemsworth (11/08/1983) başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz